DÖRDÜNCÜ KUVVET
Özgür Medya Platformu

Ali Buhara Mete babasının izinde!

Tek hayali askerliğini yapmak olan ve askere giderken kaza geçiren bir gencin hikayesini anlatan “Posta Kutusu” adlı filmin festival yolculuğu devam ediyor.

Son olarak, “Kosova Uluslararası Film Festivali”nden “En İyi Senaryo” ödülüyle dönen filmin senaristi Ali Buhara Mete, daha önce de Bosna Hersek’te “En İyi Erkek Oyuncu” ve Romanya’da “Jüri Özel Ödülü” aldıklarını söyledi.

Posta Kutusu Kosova’da en iyi senaryo ödülü aldı. Böyle bir ödülü bekliyor muydunuz?

Açıkçası ödül meselesi göreceli bir konu. Benim beğendiğim bir şeyi siz hiç beğenmeyebilirsiniz. Amacımız insanlara bir şeyler hissettirebilmekti. Yönetmen arkadaşım Barış Kırımşelioğlu’yla senaryo için uzun süre çalıştık. Ekibe danışman olarak değerli hocam Öktem Başol dahil oldu. Tekerlekli sandalyedeki bir gencin askerlik yapmasını ‘gerçekçi ve masalsı’ bir şekilde perdeye aktarmaya çalıştık.

Senaryo ödülü almak kendi adıma büyük bir onur tabi. Ama en büyük ödülü Romanya’da seyirciyle filmi izlerken aldık. Filmin duygusunun insanlara geçmesi, filmden etkilenmiş olarak çıkmaları tarifsiz bir mutluluktu. Hepsi ayrı ayrı çok ilginç sorular sordular. Evrensel bir tema işledik. Dil kültür değişse de hislerimiz aynı. Sinemanın bu noktada, birleştirici gücü olduğu
kesin. Sonuçta bir dert anlatmaya çalışıyoruz. İnsanlara ulaşması dokunması bizim için çok önemli.

Bu başarının sırrı sizce senaryo mu?
Hayır. Öncelikle çok şansılıydık. Çünkü bu bir ekip işi. Dünyanın en iyi senaryosunu yazsanız da sizi anlayan ve destekleyen bir yapımcınız yoksa bunun bir ehemmiyeti yoktur. Yapımcılarımız Mahmut Keçici ve Nedim Zeper maddi ve manevi destekleri dışında bize inandılar. Hiçbir konuda desteklerini esirgemediler. Biz de çok tecrübeli adamlar sayılmazdık. İlk filmimizdi. Ama hepimizde ortak bir tutku ve heyecan vardı en iyisini yapmak için.

Değerli dostum Barış da harika bir yönetmenlik çıkardı. Senaryoyu beraber inşa ettik. Saatlerce kavga ettik, tartıştık. Filmde oynadığım, Berk diye bir oyuncu karakter çıkardı. Oldukça renkli ve eğlenceliydi. Hatta o kadar renkliydi ki başrol için istediğimiz İsmail Demirci benim rolümü oynamak istemişti. İyi ki vermemişiz çünkü o da Bosna’da en iyi başrol ödülünü
kazanarak bizi gururlandırdı.

Filmin kadrosu hakkında neler söylersiniz?
Mütevazı ama güçlü bir kadroyla çalıştık. Oyuncu arkadaşlarım İnan Ulaş torun, İsmail Demirci harika bir performans gösterdi ve filmi yukarı taşıdılar. Kendilerinden katarak işi sahiplendiler. Bu da filme fazlasıyla yansıdı. Diğer önemli karakterler; Ozan Osmanpaşaoğlu, Tuğçe Karabacak, Öner Ateş ve Tuncer Salman da bu filme çok büyük katkı sağladı. Böyle iyi, kaliteli oyuncularımız olmasaydı bu hikaye bu kadar inandırıcı olamazdı. Dolayısıyla koca bir ekibin başarısıdır bu. Görüntü yönetmeni ışık şefimiz hepsi dahil. Böyle iyi bir ekiple çalıştığım için gururluyum ve şükrediyorum.

Bunları da beğenebilirsin